Why Some Formats Win? Subway Takes

Neden metroda otururken yapılan kaotik ama gerçek bir söyleşi formatı artık birden fazla kameralı profesyonel sit-down röportajları geçmiş durumda?


Subway Takes, New York metrosunda çekilen ve konuğa yönlendirilen kısa ve filtresiz sorular üzerinden ilerleyen bir röportaj formatı olarak karşımıza son dönemlerde sıkça karşımıza çıkıyor.

Bu format sadece rasgele bir mekanda çekildiği için değil aslında tam olarak da doğru mekanda çekildiği için çalışıyor. Metro, insanların performans sergileyemediği ve sadece hızlıca geçip gittiği bir yer. Zaman sınırlı, bağlam geçici ve kaçış sonsuz. Bu da gelen konukları daha az temkinli, daha az hazırlanmış bu yüzden de cevaplarıyla daha dürüst kılıyor.

Subway Takes insanları konuşturmaya çalışmıyor, konuşmalarına izin veriyor. Stüdyo sohbetlerinin aksine burada kimse kendini iyi göstermeye çalışmıyor, çünkü buna gerek yok. An kısa, beklenen bir sonuç yok ve bu geçicilik hissi cevapları daha insani hale getiriyor.

Bu formatın dikkat çeken ama çok az konuşulan bir diğer detayı ise kullanılan mikrofonlar. Mikrofonların New York metro kartlarına entegre edilmesi, formatın görsel bir karakter kazanmasını sağlıyor. Bu küçük dokunuş, röportajı herhangi bir sokak konuşmasından çıkarıp, akılda kalıcı bir formata dönüştürüyor. Konuşan kişi elinde bir mikrofon değil, bir metro kartı tutuyor. Bu da içeriği daha az “çekim”, daha çok “an” gibi hissettiriyor.

Çünkü bugünlerde kazanan içerikler sadece profesyonel olanlar değil, içerikte doğru bağlamı kurabilenler.
Markalar için asıl soru “ne anlatalım?” değil, “insanlar nerede, ne zaman ve hangi halde daha gerçek?”

Subway Takes’in başarısı, markaların da kullanabileceği basit bir gerçeği hatırlatıyor: Dikkatleri üzerine çekmek için iyi bir prodüksiyonla değil; yaratılmış akıllıca bir bağlama ihtiyacın var.


The Third Creative Club
Third perspective on strategy, creative & social
info@thethirdcreativeclub.com

Previous
Previous

Why Some Formats Win? Career Ladder